İrem Tok

İrem Tok
1982, İstanbul

 

Doğanın insan uygarlığıyla kurduğu ilişki kadar bu iki gücün çatışması da İstanbul’da yaşayan sanatçının çalışmalarında merkezi bir yer tutar. Heykel, resim, animasyon ve seramik arasında kurduğu diyaloglar aracılığıyla ansiklopedileri, tarih kitaplarını ve sözlükleri hem bilgi sembolleri hem de fiziksel nesneler olarak ele alır. Kitap sayfalarını jeolojik katmanlar gibi keserek doğal sahneler inşa eder; bir arkeolog titizliğiyle yüzeyleri kazıyarak dünyayı ve insanlık tarihini deşer. Ortaya çıkan yüzeyler, geçmişten arınmış bir tanıklık ânını ya da yazı öncesi bir zaman dilimini açığa çıkarır.

Arta Kalan, bölgedeki Nusaybin Akademisi’nden esinlenir. Geç Antik Çağ’da farklı dillerin ve düşünce biçimlerinin kesiştiği bu öğrenme ortamı, bilginin yalnızca aktarılan değil, dönüşen ve katmanlaşan bir yapı olduğunu hatırlatır. Nişte yer alan ve sınır hattındaki sütun kalıntılarına referans veren dikey formlar; eksilmiş, kesintiye uğramış metin katmanlarından oluşur. Bu formlar, bağlamından koparılarak yeniden kullanılmış mimari parçalar gibi yerinden edilmiş bir hafızayı taşır. Sınırın yarattığı kesintili tarihsel dokuya paralel biçimde, parçalı ve bütünlüğünü yitirmiş hâlleriyle var olurlar; erişime kapalı konumlarıyla dokunulamayan bir geçmişe işaret ederler. Burada kitap sayfaları metin olmaktan çıkarak tortuya dönüşür. Bilgi, okunacak bir içerik değil; oyulan, aşınan ve yeniden açığa çıkan bir katman hâlini alır. Dikey formlar sürekliliği ima ederken, yatay ve devrilmiş parçalar bu sürekliliğin kırılganlığını görünür kılar. Bilginin aktarımı kopmalar, unutmalar ve yeniden yazımlarla ilerler; bu nedenle iş, akademiyi sabit bir yapıdan çok süreklilik ile kesinti arasında salınan bir süreç olarak ele alır. Oyulmuş yüzeylerdeki dalgalanmalar hem yazının izlerini hem de doğadaki aşınmayı aynı anda çağrıştırır. Akademi, böylece yalnızca bir öğrenme mekânı değil; bilginin dönüşen ve çözünmeye açık bir organizma gibi var olduğu bir alan olarak düşünülür. Hatalı baskılardan seçilen kitaplar da bu yaklaşımı pekiştirir: tekrar eden, kaymış ya da eksik sayfalar, bilginin kusursuz değil; boşluklar ve sapmalar içeren bir yapı olduğunu gösterir. Nusaybin Akademisi’ni çıkış noktası alarak bilginin geçirgen, katmanlı ve dönüşebilir doğasını görünür kılar.

Arta Kalan, 2026
Kitaplarla yerleştirme
7. Mardin Bienali için Çelenk Bafra’nın davetiyle SAHA ve Mardin Bienali desteğiyle üretilmiştir.
Sanatçının izniyle

Denemeler 2- 3, 2023
Seramik ve Kağıt, 7 x 3 x 11 cm & 12 x 4 x 18 cm
Sanatçı ve Pilot Galeri izniyle