Erkan Özgen
1971, Mardin
Mardin’de doğan ve çalışmalarını Diyarbakır’da sürdüren sanatçı, savaş, şiddet ve zorunlu göçün bireyler üzerindeki yıkıcı etkilerine odaklanan derin bir tanıklık pratiği etrafında üretim yapar. Video, fotoğraf ve yerleştirmelerinde jeopolitik çatışmaların insan ruhunda ve toplumsal bellekte bıraktığı silinmez izleri araştırır. Anlatılamaz olanın peşine düşer; dilin bittiği yerde sessizliği, jestleri ve çocukların tanıklıklarını kurgular. İşlerinde estetik, etik bir sorumlulukla iç içe geçer. Şiddetin ardından gelen boşluğu, travmanın yankısını ve hayatta kalma çabasını ön plana çıkarır. Mağdurların, mültecilerin ve savaşın gölgesinde büyüyen çocukların seslerini duyurmaya adanmış pratiği; izleyiciyi küresel çatışmalara bir gözlemci olarak değil, vicdani bir muhatap olarak yaklaşmaya davet eder.
Türkiye’de ilk kez gösterilen “Kırık Ritim”, Mardin’e komşu Diyarbakır kent merkezine yaklaşık 60 kilometre uzaklıktaki devasa bir çöp sahasında çekildi. Kimyasal atıklar ve “değersiz” görülen nesneler, burada yeni seslere dönüşen belgelere evrilir. Bu süreç, aşırı tüketimin yol açtığı ekolojik yıkımı görünür kılarken atıklarda saklı hikâyeleri açığa çıkarır. Filmde altı maskeli kadın, çöp malzemelerini ayıklayıp toplayarak, fırlatarak ve nesnelere vurarak doğaçlama ritimler üretir; atıkları beklenmedik biçimde enstrümanlara dönüştürür. Alan boyunca yankılanan sesler yalnızca yeniden kullanımı değil, yeni bir dayanışma biçimini de ima eder. Katılımcılar arasında, aşk hikâyelerini şarkıya dönüştüren iki dengbêj de yer alır. Kadın dengbêjin seslendirdiği Botan bölgesine ait Heyran Jaro, yasak bir aşkın, ihanetin ve bitmeyen özlemin hikâyesini taşır. Yedi yıllık adanmışlığın ardından aldatılan Gozelxan’ın ağıdı, kuşaklar boyunca aktarılan bir ezgiye dönüşür. Bu yüzyıllık melankoli, çöp sahasının ortasında kadınların ritimleriyle iç içe geçer; kayıp aşkın şarkısı mekânın hafızasına karışır. Erkek dengbêjin dile getirdiği başka bir aşk ve kayıp anlatısı da insan ilişkilerinin kırılganlığını bu yıkımın ortasında yeniden yankılar. Dengbêjler, sözlü gelenek aracılığıyla kültürü, hafızayı ve tarihi taşıyan Kürt anlatıcı-müzisyenlerdir. Sesleri, atığın doğaçlama tınılarıyla birleşerek hayatta kalma, kültürel süreklilik ve ekolojik çöküş arasındaki bağı görünür kılar. Böylece çöplük, bir atım alanı olmaktan çıkar; hafıza, dönüşüm ve aktarım mekânına dönüşür. Performansın nefesi ve melodileri aracılığıyla yeryüzünün sessiz çığlığına ses verir.


Kırık Ritim Broken Rhythm, 2025
Tek kanallı HD renkli video ve ses Single channel, HD, color and sound, 6’15’’ Sanatçı ve Galerie Zink izniyle Courtesy of the artist and Galerie Zink, Germany