Ekin Kano
1990, İstanbul
İstanbul ve Berlin arasında çalışmalarını sürdüren sanatçı, insan ve insan olmayan bedenler arasındaki bulanık sınırları araştırırken akışkanlık ve maddesellik kavramlarını sorgular. Pratiği, insan merkezcilik, evrim teorisi ve doğa tarihiyle kesişen temalar etrafında şekillenir. Kano, insan ile doğa arasındaki karmaşık ilişkileri ele alarak izleyiciyi bu dinamikleri ve insan faaliyetlerinin çevre üzerindeki etkilerini yeniden düşünmeye davet eder.
7. Mardin Bienali için hazırladığı mekâna özgü yerleştirme “Kew”, bakteriyel selüloz katmanları aracılığıyla Mardin ve çevresinde yaşayan kınalı kekliğe (Alectoris chukar kurdistanica) odaklanır. Yapıt, kuşun yere bağlı, sınırlı hareket kabiliyetine sahip doğası ile tarih boyunca ona yüklenen çok katmanlı ve çoğu zaman çelişkili anlamlar arasındaki gerilimi ele alır. Kekliğin ötüşünün diğerlerini yanına çağırarak avcılara yerlerini ele vermesi, onu Mezopotamya ve Anadolu kültürlerinde yalnızca arzu ve güzellikle değil, aynı zamanda tedbirsizlik, uğursuzluk ve ihanetle de ilişkilendirmiştir. Bu özellik, Avrupa aristokrasisinde keklik avını bir güç ve statü göstergesine dönüştürmüş; 16. ve 17. yüzyıl resminde ölü keklik bedeni zenginlik ve iktidarın simgesi olarak yer almıştır. Attâr’ın Mantıku’t-Tayr’ında mücevher tutkusu nedeniyle hakikat yolundan sapan bir figür olarak karşımıza çıkan keklik, dünyevi hırsları ve maddeye bağlılığı temsil eder. Orta Çağ’da kutsal metinlerdeki bir çeviri hatası sonucunda “yumurta hırsızı” olarak anılması, onu aldatıcılık ve günahla ilişkilendirirken; Antik kaynaklarda korkak, hilekâr ve gülünç bir hayvan olarak betimlenir. Bu anlatılar boyunca keklik, anlamların üst üste biriktiği kavramsal bir taşıyıcıya dönüşür. Yerleştirme, bu birikimi yansıtan yarı saydam katmanların üst üste gelmesiyle kurulur. Maya ve asetik asit bakterilerinin yan ürünü olan bakteriyel selüloz, üretildiği ortamdan ayrılıp kurutulduktan sonra dahi uyku hâlinde bir mikroorganizma varlığını sürdürür ve uygun koşullarda yeniden aktive olabilir. Bu özelliğiyle yapıt, hem canlı bir yüzey hem de sürekli dönüşüme açık bir hafıza alanı olarak işlev görür; anlamların sabitlenmek yerine çoğaldığı ve mekâna yayıldığı bir yapı önerir.


Kew Kew, 2026
Bakteriyel selüloz (BS), cam ve kağıt Bacterial Cellulose (BC), glass and paper
7. Mardin Bienali için Çelenk Bafra’nın daveti ve Art On İstanbul ve SAHA desteğiyle üretilmiştir.
Commissioned by the 7th Mardin Biennial and Çelenk Bafra with the support of Art On Istanbul and SAHA. Sanatçı ve Art On İstanbul izniyle Courtesy of the artist and Art On