Canan Dağdelen
1960, İstanbul
Viyana ve İstanbul’da çalışmalarını sürdüren Canan Dağdelen, aidiyet, kimlik ve özellikle göç ve yer edinme kavramlarını mimari üzerinden tanımlar. Estetik düşüncesinin, üretim pratiğinin temel bir sabiti olan mekân, çalışmalarında farklı anlam katmanları arasında incelikli bir biçimde gezinir. Kendi kültürel kökenine ait unsurları kullanarak Doğu ve Batı kültürleri arasında hareket eder ve sanatını bu gerilim alanına bir sentez olarak konumlandırır. Yerleştirmelerinde parçalanma ve inşa, geçmiş ve bugün, sanal ve gerçek gibi karşıtlıkları eşzamanlı işler. Tüm çalışmalarında özüne indirgenmiş, şiirsel ve mistik, özgül dilini korur.
Gökkubbe adlı çalışmasında sanatçı, Anadolu Selçuklu mimarisi örneklerinden kubbe içlerini toprak rengi tonlarında stilize eder, daire formundaki aynalara sırlayarak aktarır. Bu kubbelerin ilki Eski Malatya Ulu Camii, ikincisi ise Konya’daki Sahip Ata Hanikah dergâhıdır. Etrafında serpiştirilmiş kum ya da çakılla birlikte zeminde konumlanan aynalar, mimari mekânda yansıma, derinlik ve farklı bir boyut yaratması ötesinde izleyicinin bakışını yukardan aşağıya doğru çeker. Ayna bir metafor olarak benlik yansımasıyla ilişkilenir. Herhangi bir öznenin aynaya bakışı ve görüntüsünü algılayışı bir başka kişiden farklı olabilir. Bu bağlamda, ayna, kimlik kavramına yönelik oldukça karmaşık bağlamları içerir. İşlerinde zaman ve mekânı katmanlı bir ilişkiye sokan Canan Dağdelen kimlik meselesini sosyolojik ve psikolojik açılımlarla beslenen çokkültürlülük kavramı içinde ele alır. Böylelikle, öznel ve nesnel arasında kurduğu yaratıcı köprüleri sanat ve zanaat, güncel ve gelenek arasındaki ilişkide inşa eder.
.jpg)
.jpg)
Gökkubbe I-II Skydome I-II, 2023
Yerleştirme, Installation her biri each, 120 x 1,6 cm
Sanatçı ve Art On İstanbul desteği ve izniyle Courtesy of the artist and supported by Art On İstanbul