Kavramsal Çerceve: GÖKzemin

7. Mardin Bienali’nin kavramsal çerçevesi açıklandı: “GÖKzemin”

Uluslararası çağdaş sanat dünyasında önemli bir konuma sahip olan Mardin Bienali’nin yeni edisyonunun kavramsal çerçevesi açıklandı. Döne Otyam ve Hakan Irmak’ın direktörlüğünde, Mardin Sinema Derneği’nin ev sahipliğinde düzenlenen, küratörlüğünü Çelenk Bafra’nın üstlendigi, PEUGEOT’nun ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek olan Mardin Bienali’nin 7. edisyonu, 15 Mayıs – 21 Haziran 2026 tarihleri arasında sanatseverlerle buluşacak.

7. Mardin Bienali’nin başlığı “GÖKzemin”, olarak belirlendi.

Mardin Bienali’nin kavramsal çerçevesi günümüz sanatının gerçek ile hayal, maddi ile manevi, politik ile poetik arasında kurduğu ilişkileri Mardin bağlamında görünür kılıyor. Gök ile yer, bireysel ile kolektif, geçmiş ile gelecek arasında bir düşünce ve duygu hattı kuran bienal, izleyiciyi, birbirine tezat gibi görünen uçlar boyunca katmanlı bir yolculuğa davet ediyor. Ufku ikiye bölen ‘gök’ ve ‘zemin’i yan yana getiren 7. Mardin Bienali, birbirine uzak sanılan dünyalar arasında sessiz bir geçit açıyor.

İzleyiciyi hem yukarıya hem de içeriye doğru uzanan çok katmanlı bir deneyime davet eden bienalde, bölgenin kültürel hafızasında özel bir yere sahip olan kuşlar rehberlik ediyor. Mardin’in taşlarına sinmiş hikâyeleri ve coğrafyasına özgü rüzgârları ardına alan kuşlar; gökyüzü ile yeryüzü arasında süzülürken, kentin farklı noktalarındaki sergiler, mekâna özgü yerleştirmeler ve performanslar arasında rotalar çiziyor.

Bienalin kavramsal pusulası, Türkiye’nin batısı ve doğusundan, ilk bakışta birbirine karşıt gibi görünen iki edebi yapıta işaret ediyor: Aristophanes’in Kuşlar adlı komedyası ve Ferîdüddîn Attâr’ın Kuşlar Meclisi olarak bilinen mesnevisi Mantıku’t-Tayr. Her iki metin de kuşları yalnızca doğanın bir parçası olarak değil; arayışın, eleştirinin, direnişin ve dönüşümün simgeleri olarak ele alıyor.

2010’dan bu yana düzenlenen Mardin Bienali, tarihinde ilk kez, bu edisyonuyla birlikte, eski şehrin sınırlarının dışına çıkarak Dara Antik Kenti, Deyrulzafaran Manastırı ve Kızıltepe’deki sergileriyle izleyiciyi bölgenin farklı coğrafi ve kültürel katmanlarını keşfetmeye davet ediyor.

Sanatı; düşünceyi besleyen, toplumsal bağları güçlendiren evrensel bir değer olarak gören PEUGEOT, uzun yıllardır farklı disiplinlerden sanatçılar ve projelerle sanata katkı sunmayı sürdürüyor. Bu anlayış doğrultusunda markanın, 7. Mardin Bienali’nin ana sponsoru olarak bienale destek vermesi, sanata olan uzun soluklu bağlılığının güncel bir yansıması niteliğini taşıyor.