5. MARDİN BİENALİ SANATÇILARINDAN BHAGWATI PRASAD

1976’da Delhi’de (Hindistan) doğan Bhagwati Prasad kompozit çizimler ve performansla çalışıyor. 2002’den 2012’ye kadar Delhi’nin popüler kültürü, su savaşları ve medya yaşamı hakkında Sarai-CSDS ile kapsamlı araştırmalar yürüttü ve bu süre zarfında ‘Tinker. Solder. Tap’ (ortak yazar, 2009) ve ‘The Water Cookbook’u (2010) yayınladı. Özellikle Jaipur Kala Kendra’da (2018) büyük ölçekli duvar çizimleriyle tanınıyor ve ‘Hashtag Serisi’ 2017’den beri sosyal medyada hızla çoğaldı. 11. Şanghay Bienali (2017) ve Serendipity Sanat Festivali’nde (Goa, 2017) sahne aldı. Birçok uluslararası rezidansın parçası oldu ve IFA’nın Artist Practice Grant (2015) ödülünü aldı.

Prasad’ın çalışmaları arasında, Saint Ravidas’ın eşitlikçi tasavvurunu yeniden ziyaret ettiği Begumpura Serisi yer alır. Bu çalışma, 2018-19’da MACBA, Barselona’da gösterildi. The Stutter of Food adlı eseri 2020’de Delhi Goethe-Institut’taki Five Million Incidents sunuldu. 2020’de, Yeni Dünya Düzeni Üzerine Spekülasyonlar adlı eseri Shrine Empire çevrimiçi sergisinde gösterildi. Bir başka çalışması To Be Movementary 2021 yılında Çin’in Şanghay kentindeki Rockbund Sanat Müzesi’nde sergilendi. Devam eden çalışması Dumm (Nefes; Azim; Cesaret) 2022’de Khoj Uluslararası Sanatçılar Derneği’nde gösterilecek.
Tüm fotoğraflar: Bhagwati Prasad

BHAGWATI PRASAD

HİNDİSTAN

Begumpura – Kedersiz Bir Yer, 2022.
Çizimler içeren yerleştirme, değişken boyutlar

15. yüzyılda deri işleyen aziz Ravidas, Hindistan’da hegemonyaya meydan okuyan güçlü bir imaja sahiptir. Bu reformist mistik, kelimenin tam anlamıyla hüznün olmadığı bir şehir anlamına gelen Begumpura adında, eşitlik üzerine kurulmuş bir yönetimin çoşkun vizyonuyla tanınmaktadır. Ona göre, hiyerarşinin, vergilerin ve gözetimin olmadığı bir ütopya olarak tasvir edilen Begumpura, kişinin serbest hareketliliğini ve tam özgürlüğünü temin ederek arzularını beslemesini sağlayacaktı. Bu eserinde Prasad; Aziz’in toplumsal olarak atanmış aracılığını, yani hayvan postunu, yeniden elde ederek Begumpura’nın çağdaş dünyadaki rezonanslarını dinlemeye başlıyor. Keçi derisi kuruyup gerginleştikçe; okyanuslar, ormanlar, hayvanlar, şehirler, aletler, insanlar, makineler ve bitkiler arasında dalgalanarak yayılabilen yeni titreşimler edinebilir hale gelir. Prasad, bu titreşimleri Begumpura eserinde işleyerek, doğanın; kimyasal, biyolojik ve teknolojik sayısız etkenin canlı bir karışımı olduğunu ortaya koymaktadır.