Youssef Nabil
Kahire, 1972

Youssef Nabil, New York’ta yaşayıp çalışmaktadır. Sanatçı, fotoğrafçılık kariyerine 1992 yılında, Mısır sinemasının altın yıllarından esinlenmiş enstantaneleri arkadaşları aracılığıyla canlandırması ile başladı. 1990’larda New York ve Paris’teki önemli fotoğraf stüdyolarında asistan olarak çalışırken arkadaşların ve ünlü sanatçıların hem resmi hem de var olan gerçek hayattaki imajlarından uzak bir rüya ve uyku aleminde, bilincin sınırlarında resmeden portreler çekti. Mısır’a döndüğü 1999 yılında Arap dünyasının yazar, şarkıcı ve sinema yıldızlarını konu alan, el ile renklendirilmiş fotoğraf yaklaşımını daha da geliştirmiştir. Nabil özellikle Paris ve New York’a yerleştiğinden beri Mısır’dan kopuk olarak devam eden hayatını yansıtan oto portreler çekmeye başladı. Bu belirsiz sahneler seks ve ölüm ögeleri ile serpiştirilmiş hayatın gerçekleri ile huzurlu rüyalar, yalnızlık ve şöhret arasında gidip gelmekte. Nabil’in gümüş jelatin fotoğrafları el ile renklendirmesi tekniği gerçek hayatın kusurlarını yok etmekte ve Mısır sinemasının altın yıllarını çağrıştırmaktadır. Kendisi böylece renkli fotoğrafçılığın ve resim anlayışının var olan varsayımlarını, sanat ve popüler kültürdeki baskın estetik anlayışını sarsmakta. Kullandığı araç geçmişe yönelik özlem ve hasret duygularını tetikleyip fotoğraflarının bizim ile başka bir devir arasında gidip gelmelerine izin vermekte. Nabil’in işleri British Museum, Londra; Centro de la Imagen, Meksika; North Carolina Museum of Art, Kuzey Karolina; BALTIC Centre for Contemporary Art, Newcastle; Museum of Photography, Thessaloniki; Mathaf Arab Museum of Modern Art, Doha; Nathalie Obadia Gallery, Paris; Galeria Leme, Sao Paulo; FotoFest Houston, Teksas; Centre de Cultura Contemporanea de Barcelona, Spain; Institut du Monde Arabe, Paris; Savannah College of Art and Design, Savannah; Kunstmuseum, Bonn; The Third Line Gallery, Dubai; Galerist, İstanbul; Centro Andaluz de Arte Contemporanep, Sevilla; Aperture Foundation, New York ve La Maison Europeenne de la Photographie, Paris gibi birçok kuruluşun ev sahipliği yaptığı kişisel ve karma sergilerde gösterilmiştir. Nabil’in işleri ile ilgili üç adet monografi yayınlanmıştır: Sleep in My Arms (Autograph ABP and Michael Stevenson, 2007), I Won’t Let You Die (Hatje Cantz, 2008) ve Youssef Nabil (Flammarion, 2013).

 

Sergilenen İşler

“Hiç Gitmedin”, 2010, video, DVD, 8’, AP
“Hiç Gitmedin” # VII ve # XI, 2010, renkli jelatin gümüş baskı, 50x75 cm.

Sanat pratiğinde ağırlıklı olarak sinemadan esinlenen Youssef Nabil’in çalışmaları kişisel bir günlük tutma niteliğine sahip. Bu üretimlerinden olan “Hiç Gitmedin” adlı filmi, kaderinin peşinde memleketini terk eden ve dokunaklı bir biçimde anayurduyla yüzleşen bir adamı (Tahar Rahim) anlatıyor. Bu başlangıçla ilgili anlatıda yüce bir mater dolorosa (Meryem’in Hazreti İsa çarmıha gerildiğinde üzüntüsünü işleyen yapıt) olarak Fanny Ardant’ın cisimleştirdiği Mısır, sanatçının kendi içsel alanına, onun zihinsel manzarasına dönüşüyor. Nabil’in fotoğrafik işlerinin renkleri ustaca kullanma (kolorist) yeteneğinin tümünü sergileyen “Hiç Gitmedin” göndermeler ve gizem açısından oldukça zengin ve bunlarla filmin hiper-gerçekçiliği arasındaki gerilimden büyük güç elde ediyor. Filmin biçimi başka yerlere duyulan arzu ve bilinene duyulan nostalji arasındaki daimi salınımı cisimleştiriyor. Nabil, “Hiç Gitmedin”de sürgün ve ölüm arasında bir paralellik çizerek filmde aynı anda samimi ve ağırbaşlı bir otoportre de yaratmayı başarıyor.

Mekan:Yıldız Hamamı