Mustafa Avcı
Ankara, 1980

Mavcı bir Etnomüzikolog, kültür tarihçisi ve besteci. Lavta ve bağlama çalıyor. Altınbaş Üniversitesi, Sosyal Bilimler Bölümü'nde öğretim üyesi, 2005’te Boğaziçi Üniversitesi İktisat Bölümünü bitirdi. 2009’da İTÜ Müzik İleri Araştırmalar Merkezi (MİAM) Müzik bölümünden Yüksek Lisans derecesini aldı. Akademik çalışmalarını sürdürmek için 2007 ‘de girdiği New York University Müzik bölümünden, 2015’te doktora derecesiyle mezun oldu. Doktora araştırmasını Osmanlı'dan günümüze köçeklik kültürü üzerine yaptı ve bu konuda bir doktora tezi hazırladı. Kendisi bu sıralar New York’taki Osmanlı Diyasporasının müzikleri ile ilgili bir kitap üzerine çalışıyor. Ayrıca Osmanlı-Türkiye müziklerinin bir kronolojisini çıkartmaya çalıştığı Müzikli Takvim adında bir projeyle uğraşıyor.

 

Sergilenen İşler

“Mama Nazlı Türküsü: Bienal için Curcuna”, 
“Curcuna ji bo dusalanê”, 2018, video, 4’57’’

4. Uluslararası Mardin Bienali için gerçekleştirilen “Bienal için Curcuna”, Mardin’in de bir parçası olduğu müzikal coğrafyada yaygın bir şekilde icra edilen curcuna usulündeki (10/8) havalara benzer bir halk şarkısının ya da “türkü”sünün bestelenmesinden ve bu bestenin yerel müzisyen kanuni Abdulkadir Gökbalık (Asi Baba) tarafından icra edilmesinin kaydından oluşmaktadır.

           

“Türküyü yapmak için Mardin’e iki yolculuk yaptım ve türkünün sözlerinin hikayesinden çok etkilendiğim
Nazlı adında bir kadınla ilgili olmasına karar verdim. Kardeşini kurtarmak için bir salcıyla evlenen bu Ermeni kadının, evlendikten sonraki ismiyle Nazlı’nın hikayesini anlatan bu türküyü son Mardin ziyaretim öncesinde tamamladım. Mardin’de türküyü kaydetmek için Asi Baba’yla beste üzerinde çalışmaya başlar başlamaz beste elimden kaçıp gitmeye başladı. Süreci yakından takip eden iki Mardinlinin de katılımıyla güfte de beraberce yeniden yazılmaya ve diğer Mardin havaları gibi çok dilli (Arapça, Kürtçe ve Türkçe) bir hal almaya başladı. Sonuçta hep beraber kendimizi kolektif ve diyalojik bir (yeniden) söz yazma ve (yeniden) beste yapma, yani bir türkü yakma sürecinin içinde buluverdik!”

Mekan:Alman Karargahı