Mardin Yolcusu Kalmasın

Rotanızı bu aralar Güneydoğu Anadolu’ya çevirmeyi planlıyor musunuz bilmiyorum ama eğer bu yazın alternatif kaçamak-keşifler tadına bir güzellik yapmak isterseniz, işte size adresi… (Tarih kokan, daracık sokaklarında ayak sürüyüp, taş evlerinde farklı hikayelere tanık olup, geceleri de belki bir dilek tutup-yıldız kaydırırsınız. Böylece mor kaplı deftere tebessümü temiz birkaç fotoğraf düşürtürsünüz. Güzel olmaz mı?!) Geçtiğimiz yılın Ekim ayında bir ön açılış sergisi olarak düzenlenen “Davetinizi Aldım, Teşekkürler!” adlı uluslararası serginin ardından Mardin’de geçtiğimiz hafta AbbaraKadabra isimli büyük sergi açıldı. Ulusal ve luslararası alanda deneyimli sanatçıların katılımıyla bir bienal formatı olarak tasarlanan serginin küratörlüğünü ressam-yazar-gazeteci Fikret Otyam’ın tatlı muhabbet insanı (kızı) Döne Otyam üstleniyor. Danışmanlığını Ferhat Özgür ve Ayşegül Sönmez’in yaptığı sergi başlığı çıkış noktasını, Mardin’de hem ev, hem de sokağa geçit veren binlerce yıllık mimari yapıların adı olan Abbara’lardan alıyor. Bienal başlığı olan ‘AbbaraKadabra’ ise Mardin’e özgü bu mimari yapı ve şehrin ev sahipliği yapacağı çağdaş sanat hareketinin büyüleyici bileşimine işaret ediyor. Mardin’de her bir abbara sosyolojik, mimari ve felsefi açıdan önemli önermeleri içerdiğinden dolayı, projenin açılış cümlesi olarak abbara’nın kendisi, kentin yüzyıllarca öncesinde görmezden geldiği kamusal ve özel arasındaki diyalektiğe vurgu yapıyor ve böylece bugünü daha iyi anlamamız gerektiğini amaçlıyor. ‘AbbaraKadabra’da sergilenen yapıtlar, Kasimiye Medresesi, Zinciriye Medresesi, Cumhuriyet Meydanı, Tokmakçılar Konağı gibi tarihsel yerleşimlerin yanı sıra şehrin kamusal alanları ve bazı abbaralarda yer alıyor. Bu yılki ilk etkinlik, Türkiye’nin farklı coğrafyalarından genç ve yetişkin sesleri bir araya getirmesiyle de yeni bir dayanışma ve güven ortamı yaratmayı amaçlıyor. ‘Neler oluyor orada’ diyorsanız; 5 Temmuz’a kadar vaktiniz var!